dede paradoksu

Etiketler


Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur. İlk defa, bilim-kurgu yazarı René Barjavel tarafından “Le Voyageur Imprudent” (Tedbirsiz Seyyah) adlı romanında bu paradokstan bahsedilmiştir.

Paradoks şudur: Zaman yolculuğu yapan birinin geçmişe gidip dedesinin, babaannesiyle tanışmadan önce ölümüne sebep olduğunu düşünelim. Bu durumda zaman yolcusunun doğumu mümkün olmayacaktır. Böylece geriye dönüp dedesini öldürmesi de mümkün olmayacaktır. Bu durum paralel evrenlerin mümkün olabileceği yetisini yaratır…

kaynak : wikipedia

Monna Rosa

Etiketler

,

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben öteliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Okumaya devam et

Milgram Deneyi: Otoriteye “Hayır” diyememek….

Milgram Deneyi ilk olarak 1963’te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi (İng.: Journal of Abnormal and Social Psychology dergisinde tanıtılmıştır.
Milgram deneyi, insanların otorite sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde hazır olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adı olarak biliniyor.

Milgram deneyi, insanların erk (otorite) sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyi gerçekleştiren Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram, bu araştırmasını ilk olarak 1963’te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi (İng.: Journal of Abnormal and Social Psychology dergisindeki makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974’te yayımladığı Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış (İng.: Obedience to Authority; An Experimental View) isimli kitabında daha derinlemesine incelemiştir.

Okumaya devam et

Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!

Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!

Umardım hep cemâl-i pâkinden tecellîler,
Bak şimdi; firâka sezâyım Yâ Resûlallâh!

İnlerken nây-ı kalbim ümîd-i feyzinle dâim,
Cürmümle o demde cüdâyım Yâ Resûlallâh!

Saçılır iklim-i pâkinden âleme rahmet,
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resûlallâh!

Ne şevkti tüterken bûyun herdem seherlerde,
Ya şimdi, inleyen bir nâyım Yâ Resûlallâh!

Kabul kıl mücrimi, kovma kapından ne olur!
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resûlallâh!

Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Bittim billahi; pür şekvâyım Yâ Resûlallâh!

Günah bana yaraşmaz, doğru… Af senin şânın
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh!

Ey Millet-i Merhûme …


Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.

Dünyâda inanmam, hani, görsem de gözümle:
Îmânı olan kimse gebermez bu ölümle.

Ey dipdiri meyyit! “iki el bir baş içindir.”
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.

Kurtulmaya azmin, niye bilmem ki, süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa, ümidin mi yüreksiz?

Atiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!

Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan,
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan

Herkes gibi dünyada henüz hakk-ı hayâtın,
Varken, hani herkes gibi azimde sebâtın?

Okumaya devam et

Çay Tiryakileri …

Ey Rabbimiz! yaratmışsın dünyayı dahi iki,
İlkinin gayesi ise İslâmdan başka ne ki?
Arkamızdan bağırsalar, -Bunlar delinin teki!
Onlara gül atar atmaz, Hizmete gideceğiz..

Zekeriyya kulun gibi testereyle kesseler,
Münadiniz bilal gibi kayalarla ezseler,
Mayınları ve dağları engel diye dizseler,
Bir tekmede iter itmez, Hizmete gideceğiz..

Biz asa-yı Musa olup denizleri yararak,
Bir Heraklit darbesiyle zincirleri kırarak,
Biz, İbrahim dostun gibi kâbeleri kurarak,
Namazları kılar kılmaz, Hizmete gideceğiz…

Okumaya devam et

Birleşen Gönüller …

1940’lı yıllarda Sovyet Rusya’sı. 2. dünya savaşında Doğu cephesi alev alev yanmaktadır. Naziler ve Kızıl Ordu arasındaki bu ateş, bembeyaz bir sevdayı da yakmak üzeredir. Kuzey Kafkasya Türklerinden Niyaz ve Cennet daha çiçeği burnunda evliyken savaşın sert darbesiyle ayrılmak zorunda kalırlar. Nazi işgali hızla köylerine kadar gelir. Cennet ve bütün köy zorunlu işçiler olarak Almanya’ya, çalışma kamplarına gönderilir.Bir fırsatını bulup kaçmaya çalışırlar. Askerlerin dalgın olduğu bir anda kurtuluşa atlamak istediklerinde en büyük ayrılıkları da başlamış olacaktır. Niyaz trenden atlayıp giderken Cennet ise kıskıvrak yakalanır. Cennet trende doğurduğu yavrusu Bedel’le birlikte dayanmaya çalışır hayata… Açlık, sefalet ve en kötüsü de ölüp ölmediğini bilmediği kocasını geride bırakma duygusu…  Ne vatanına geri dönebilir ne de Niyaz’ından bir daha haber alabilir. O aşkı ve sabrıyla yine de bekler…

Okumaya devam et

İstemem

SEN kokmayan gül’ü neyleyim
Neyleyim SENSİZ baharı
SEN doğmayan günü neyleyim
Neyleyim SENSİZ ben dünyayı

SENİN teninde değmeden gelen yağmuru istemem meltemi istemem

SENİ parlayacaksa parlasın yıldızlar
SANA yanmayan yıldızı semalarda istemem
Bülbüller söyleyecekse SENİ söylesin
SENDEN okumayan bülbül olsa dinlemem

Özlemim SEN olacaksan yansın yüreğim
Sılası SEN olmayan gurbeti istemem vatanı istemem

Okumaya devam et

Ey nebi


Ey nebi gül açar gülistanında,
Mazlum yumrukların sembolü sensin,

Sevdan yüreğe göz yaşları dökmüşse,
Çeçenyalı yetimin babası sensin.

Gel sana dağlar taşlar selam etsin,
Kanayan yaraların özlemisin,

Eğer menzil sevgiliye varmaksa,
Ak laleyi kızıla çeviren sensin.

Eğer sevda sevgiliyi kendine adamaksa
Eğer sevgi kardelen çiçeği gibi hürriyete açmaksa

Şehadet en büyük aşk, şehit en büyük aşık ise
Kendimi yoluna adıyorum, kendimi yoluna adıyorum ya Resulallah…

Hani söz vermiştik …

Hani söz vermiştik,alemi ervahta,

Belâ demiştik elestü Birabbiküm sualine,
Yaratıcı,rızık verici ve yegane kanun koyucu olarak
Allahtan başka ilah , önder olarakta onun resulünden başkasını tanımıyacaktık
Hani söz vermiştik
Hani söz vermiştik,

Erkamın evinde hangi şart ve ortamda olursa olsun,
İlayı Kelimetullah misyonunu yürütecek,
Musibetlerden yılmayacak
Hiçbir tehditten korkmayacak,
Gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık

Okumaya devam et

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.