kelime defteri

20151114_210750

  • İşte benim Kelime Defteri’m…
    Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı.
    İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde.
    Siyaset: Tek masumun acı çektiği yerde bütün geçerliğini yitirir.
    Savaş: Niye?
    Zaman: Her şey her an yeniden yaşanıyor.
    An: Her şey an’ın içinde donmuş duruyor.
    Ölüm: Ölüm sonrasında bir hayat olduğundan, orada tekrar buluşup konuşacağımızdan şurada kalemimin durduğundan emin olduğum kadar eminim.
    Tabiat: Yarı ölü düştüğüm bahçede yabani bir lâvanta çiçeğini saçlarımın arasına takma arzusunu duyduğumda, beni taşıdığım can hatırına onaracak olanı da tanıdım.
    Perde: Bu perdenin arkasında ne var ki ömrünü onun önünde muztarib bir ruh gibi dolaşmakla geçiriyorsun?
    Gölge: Sen bana gölge ben sana gölge. Rabbin nazarında sen gölge ben gölge.
    Mutlak Hakikat: Bir kez bilince, gidebileceğim kadar eskide aradım.
    Yusuf: Rüya gerçek olur inşaAllah. Zira Yusuf’un Yusuf’luğu zahir.
    Leylâ: Bir kadının adı Leylâ değilse, başka ne olabilir ki?
    Nergis: Gül devrim, lâle devrim geçti. Şimdi nergis devrimdeyim.
    Karadeniz: Karadeniz’in ayrı bir kimliği var. O yüzden Kelime Defteri’nde Deniz’e rağmen Karadeniz var. İçinde Fırtına.
    Çay: Çayı yaratan Allah’a hamd olsun. Ya yaratmamış olsaydı!
    Yol: Hangi yol götürür? Hangi yol yarı yolda bırakmaz?
    Yazı: Hayatımın merkezinde duran şey yazıdır, yazarlık değil.
    Defter: Bitti.
    Oysa benim daha çok kelimem kaldı. Su gibi. Ateş gibi.
  • Her biriniz tek, kimlikleriniz yegâne. Hiçbiriniz yekdiğerinin sureti değil kendi kendisinin aslı. Kopyası değil sahicisi. Gölgesi değil biriciği.
  • Dilin ucuna her gelen söylenir olsa idi sadece bir dünya var derdim.Olmazların olur olduğu iki cihandan biri de burası ise, dilemek iyidir.
  • Tozlanmış kuru güller avucumun içinde kırıldı, aldırmadım. Unuttuklarımla karşılaştım, yitti zannettiklerimi buldum. Diğer yandan koruyorum zannederken koruyamadıklarım da varmış meğer.
  • Eğer görmek için göz şart olsaydı, kör at nasıl rüya görebilirdi?
  • Şimdi artık taptaze bir duygu. “Tabula rasa”. Boş bir sayfa gibiyim. Yepyeniyim. Çok sadeyim. Saflaştım. Küçüldüm, azaldım. Hafifledim. Yeni baştanım. Zihnim daha berrak şimdi. Yeni bir başlangıç. Yeni bir şey söylemek zamanı.
  • Tanımak iyidir. Zira tanımadan sevemezsiniz. Oysaki nefret etmek için tanımaya gerek yoktur.
  • Ne garip! Bu dünyanın yüzünde her ırmak yaratılış gününün tanığıdır da her köprü kul yapısıdır.Ama bütün köprülerin anası, ayan-ı sabitesi öyle bir köprü var ki o da Sırat Köprüsü.Öbür dünyada uzansa da temeli burada atılır, inşaatı bu dünyada yapılır.

Okumaya devam et

Selam Bahara Yolculuk

  • Bir müjdeyle gittik uzak diyarlara.
    Senin türkünü söyledik, senin hikayeni dinledik.
    Garip başlayıp, garip gidecekti bu kervan.
    Duymuştuk.
    Bozkırlara ses verdi atlarımız, yoldaydık.
    Göz yaşı olmadan gülmezdi, yetim gönüller.
    Ağladık.
    Vakit dar, menzil uzundu.
    İnsandık, kalbi kırıktık.
    Zamanın sahibi vardı şükür, sığındık.
    Kışlarında baharı, gökyüzünde umudu aradık.
    Gün uzar 100 yıl olur dediler, durmadık.
    Sen yürüdükçe büyür dünyamız, sen inandıkça yaşayacak rüyamız.
    Sana yolu sormuyorum, ben arkadaş arıyorum…
  • Daha iyi bir hayat için değil, daha iyi bir ölüm için geldik !!!
  • Çünkü biz zaferden değil, seferden sorumluyuz…
  • Sakın vazgeçme! Eğer vazgeçersen hiç haketmeyen biri kazanacak.
  • Söz verdik kim ne derse incinmeyip, kırılmayıp, gücenmeyip yolumuza devam edeceğiz…

Schrödinger’in kedisi

Schrödinger’in Kedisi, Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger tarafından ortaya atılmış, kuantum fiziğiyle ilgili olan, hakkında çok tartışma yapılmış düşünce deneyi. Genellikle kuantum mekaniği ve Kopenhag Yorumu‘yla ilgili bir paradoks olarak bilinir.

Schrödinger’in kedisi paradox diye tanımlanan düşünülmüş bir teoridir,Erwin Schrödinger tarafından 1935′ te icat edilmiş. Schrödinger, problem olarak gördüğü günlük nesnelere uygulanan kuantum mekaniğinin Copenhagen yorumunu resimlendirdi.Bir kedi ölü ya da diri olabileceği rastgele bir duruma bırakılıyor ve karar vermek için gözlemlemeye ihtiyaç duyuluyor. Bu düşünülmüş deney, özellikle kuantum mekaniğinin teoriksel yorumunun tartışmasıdır.

Schrödinger’ in kedisi; bir kedi bir küçük şişe zehir ve radyoaktif kaynakla bir kapalı bir kutuya bırakılıyor. Eğer içerideki monitör radyoaktifliği algılarsa(azalmakta olan tek atom)küçük şişe kırılır, zehir kediyi öldürür.  Bir süre sonra  kuantum mekaniğin Copenhagen anlamdırması kedinin bir dalga fonksiyonu olduğunu anlık olarak  hayatta veya ölü olma ihtimalini vurgular.Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.

Başlangıç ve Motivasyon

1935 ‘te Schrödinger tasarlamış ,kendisinin düşünülmüş deneyini bir tartışma olarak EPR makalesinde yazarların isimleri Einstein, Rodolski ve Rosen.Genel teori diğer adıyla Copenhagen, bir kuantum sistemi reaksiyon gösterene kadar süper pozisyonunda durduğunda ya da gözlendiğinde, dış dünya bir ya da birkaç olası durumda çöker. EPR deneyine göre çok parçacıkla beraber bir sistem geniş bir alana parçalandığında bu süperpozisyon olur. Schrödinger ve Einstein Eintein’ın EPR hakkındaki makalesini değiştirdiler, Einstein’ın makalesinde belirtildiği gibi stabil olmayan küçük bir fıçı barut bir süre sonra patlayan ve patlamayan süper pozisyonlar içerdi.

Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse Schrödinger prensipte geniş bir aralıkta kuantum parçacığına bağlı olarak değişen bir süper pozisyon tanımladı. Schrödinger bir senaryo önerdi kapalı bir kutuda kedinin canlı veya ölü olması radyoaktif atoma bağlı oysaki radyoaktif madde çürümüş ve radyasyon emilmiş ve ya emilmemiş olabilir. Ona göre kutu açılmadan kedinin ölü olup olmadığını bilemeyiz.Schrödinger kedinin ölü ya da diri olma olasılığı düşüncesini  desteklemedi aksine o kasıtlı olarak kuantum mekaniğinin incelediği varolan saçmalığı örneklendirdi.Ama Schöringer’ den beri fizikçiler kuantum mekaniğinin matematiğini yüksek fizik kabul ettiler , bazıları kedinin canlı ya da ölü olması süper pozisyonunu oldukça gerçek kabul etti. Schrödinger’in kedisi,düşünülmüş deney,  kuantum fiziğinin modern yorumu olarak Copenhagen yorumuna denk gelir. Fizikçiler Schrödinger’in kedisinin bir yol olarak resimle gösterilmesine ve ayrıntılı özelliklerin karşılaştırılmasına her birinin zayıf ve güçlü yönleriyle karşılaştırılması üzerine anlaştılar. Okumaya devam et

LSD

Lizerjik asit dietilamidi kısaca LSD ya da LSD-25, halk arasında asit olarak bilinir. İlk olarak 1936-1943 yılları arasına Albert Hoffman tarafından çavdar mahmuzundan sentezlenmiştir. Elde edilişi doğal, sentezi kimyasal, yarısentetik psychedelic bir halüsinojendir.

Açık ve kapalı göz halüsinasyonları, değişen boyutsal zaman algısı, sinestezi etkisi, ruhani deneyimleri ve değişen düşünce süreci gibi psychedelic etkileri ve 1960‘ların karşı kültüründeki yeri sebebiyle çok yaygın olarak bilinir. Ön beyinde 5-HT2A’nın doğrudan agonistidir. Tıp dünyasına göre bağımlılık yapmaz.[1][2]

Dünya üzerinde en güçlü halüsinasyon gördüren madde olarak kabul edilmektedir. Halüsinasyon gördüren mantarlardan 100 kat, Meskalin‘den 4000 kat daha güçlüdür.[3]

LSD Etkileri

Halüsinojenler içerisinde en kuvvetli olandır. Algılama yapısını tamamen değiştirir ve kullanan kişiyi başka bir dünya’ya (hayaller alemine) yollar. LSD etki sürecince, kişiyi gerçek dünya’dan soyutlar ve kullanan kişinin ruh haline göre etki eder. Kişinin ruh hali duyduğu seslere gördüğü görüntülere göre değişmekte, ses algısı dozuna göre değişmekle beraber görüntüleri çoklu, daha renkli ve farklı görmektedir. Çok mutlu olan biri LSD kullandığında cennete gittiğini görebilmektedir[4]. Ama mutsuz olan kişileri iyi olmayan bir hayaller alemine götürür. LSD, kuşlarla beraber havada uçmak, uzay yolculuğu yapmak gibi, kişi için imkansız olanakları birebir gerçekmiş gibi yaşatır. LSD kullanan kişi, hayatında önemli bir yeri olmuş olan insanları da tekrar görebilir, onlarla iletişim kurabilir. LSD etkisinde kişi, genellikle etkilendiği konular üzerine hayaller görür. Çevresindeki nesneler de dahil, bu hayallere göre şekillenir. Her şey kişinin hayal kurmasına bağlıdır. LSD, bilinçaltında olan, eskiden yaşanmış olayları tekrar yaşamanıza/görmenize bile sebep olabilir. LSD etkisinde olan biri her türlü nesneyle iletişim kurabilir ve o nesnelerin onla diyaloğa girdiğini işitebilir. Okumaya devam et

Person of Interest

poi

  • you are being watched. the government has a secret system: a machine that spies on you every hour of every day…
  • Bazı insanlar kaybedilmeyecek kadar değerlidir.

  • Yalnızca paranoyaklar hayatta kalır.

  • Seni hep arabanın arka kolduğunda hayal ederdim, ellerin kelepçeli!

  • Herkesin zevki farklı tabii.

  • Düşmanına istediğin şeyi yaptırmak için önce zayıf yönlerini bul.

  • Ordudayken, ölmenin en kolay yolu ‘temiz olmayan silahla ateş etmek’ olduğunu söylerlerdi.

  • Sözler de acıtır.

  • Karanlıkta hareket ediyoruz.

  • Karanlıkta hareket etmiyoruz. Karanlığın ta kendisiyiz.

  • Sizi hayata bağlayan o kişiyi bulduğunuzda bambaşka biri olursunuz.
    Daha iyi biri.Ama o kişi sizden alındığında…
    O zaman neye dönüşürsünüz?

  • En iyi saklanma biçimi, insanların gözünün önüdür.

  • Birini kaybetmenin verdiği hissi bilirim. Ortadan kaybolma ihtiyacını.
    Ama güven bana, geride insan bırakmak istemezsin.

  • Dışarıda yardıma muhtaç onlarca insanın varlığından haberdarken, nasıl yaşayabiliriz ki?

  • Cesur mu olmak istiyorsun? Risk al o zaman.
    Okumaya devam et

Cennet krallığı …

Kalbimdeyken, nasıl cehennemde olabilirsin ki?

Gün gelecek daha büyük bir kötülüğü engellemek için, daha küçüğüne razı olmadığına pişman olacaksın..

Salahaddin:Kimse zarar görmeyecek. Allah adına yemin ederim!
Balian:Hristiyanlar şehri aldıklarında, bu duvarların içindeki her müslümanı katlettiler.
Salahaddin:Ben onlardan biri değilim ben Salahaddin’im.. Salahaddin!

+Kim için ve kime karşı savaştın?
-Bir efendi için, başka bir efendiye karşı..

“Dünyayı iyiliğe götürmeyen bir adam ne işe yarar?”

Tanrı bizi insanoğlu olarak yaratmış. Herşeye katlanmak zorundayız.

Hristiyanlar ve müslümanlar arasında barış var. Bir arada yaşayabilir ya da, Salahaddin ve Kralın hükmü altında yaşamayı deneyebiliriz.

+Tanrı’ya şükret! Ona şükretmek en doğrusudur.
-Bizim dualarımıza benziyor.

Okumaya devam et

Ayrılık


Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak…
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
Sokağa fırlayacaksınız…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz…
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
‘‘Önemli olan sağlık.”
‘‘Yaşamak güzel.”
‘‘Boşver, her şey unutulur.”
Siz hiçbirini duymayacaksınız…
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz…
‘‘Ölüme çare bulundu” ya da ‘‘Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp ‘‘Ne dedin?” diye sormayacaksınız…
Yalnız kalmak isteyeceksiniz…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek.

Okumaya devam et