Person of Interest

Etiketler

poi

  • you are being watched. the government has a secret system: a machine that spies on you every hour of every day…
  • Bazı insanlar kaybedilmeyecek kadar değerlidir.

  • Yalnızca paranoyaklar hayatta kalır.

  • Seni hep arabanın arka kolduğunda hayal ederdim, ellerin kelepçeli!

  • Herkesin zevki farklı tabii.

  • Düşmanına istediğin şeyi yaptırmak için önce zayıf yönlerini bul.

  • Ordudayken, ölmenin en kolay yolu ‘temiz olmayan silahla ateş etmek’ olduğunu söylerlerdi.

  • Sözler de acıtır.

  • Karanlıkta hareket ediyoruz.

  • Karanlıkta hareket etmiyoruz. Karanlığın ta kendisiyiz.

  • Sizi hayata bağlayan o kişiyi bulduğunuzda bambaşka biri olursunuz.
    Daha iyi biri.Ama o kişi sizden alındığında…
    O zaman neye dönüşürsünüz?

  • En iyi saklanma biçimi, insanların gözünün önüdür.

  • Birini kaybetmenin verdiği hissi bilirim. Ortadan kaybolma ihtiyacını.
    Ama güven bana, geride insan bırakmak istemezsin.

  • Dışarıda yardıma muhtaç onlarca insanın varlığından haberdarken, nasıl yaşayabiliriz ki?

  • Cesur mu olmak istiyorsun? Risk al o zaman.
    Okumaya devam et

Cennet krallığı …

Etiketler

Kalbimdeyken, nasıl cehennemde olabilirsin ki?

Gün gelecek daha büyük bir kötülüğü engellemek için, daha küçüğüne razı olmadığına pişman olacaksın..

Salahaddin:Kimse zarar görmeyecek. Allah adına yemin ederim!
Balian:Hristiyanlar şehri aldıklarında, bu duvarların içindeki her müslümanı katlettiler.
Salahaddin:Ben onlardan biri değilim ben Salahaddin’im.. Salahaddin!

+Kim için ve kime karşı savaştın?
-Bir efendi için, başka bir efendiye karşı..

“Dünyayı iyiliğe götürmeyen bir adam ne işe yarar?”

Tanrı bizi insanoğlu olarak yaratmış. Herşeye katlanmak zorundayız.

Hristiyanlar ve müslümanlar arasında barış var. Bir arada yaşayabilir ya da, Salahaddin ve Kralın hükmü altında yaşamayı deneyebiliriz.

+Tanrı’ya şükret! Ona şükretmek en doğrusudur.
-Bizim dualarımıza benziyor.

Okumaya devam et

Ayrılık

Etiketler

,


Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak…
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
Sokağa fırlayacaksınız…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz…
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
‘‘Önemli olan sağlık.”
‘‘Yaşamak güzel.”
‘‘Boşver, her şey unutulur.”
Siz hiçbirini duymayacaksınız…
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz…
‘‘Ölüme çare bulundu” ya da ‘‘Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp ‘‘Ne dedin?” diye sormayacaksınız…
Yalnız kalmak isteyeceksiniz…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek.

Okumaya devam et

Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini…

Etiketler

, ,


Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Oscar Wilde

Etme …

Etiketler

, ,

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için…
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Okumaya devam et

Tut Yüreğimden Ustam

Etiketler

Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sukut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

Ustam,
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden.

Okumaya devam et

Mimoza sürgünü …

Etiketler

,

“ Kader var. Kader değişmez deme, kendini küçük, esmanı hor görme, demiş erenler. El-Hak; her an yeniden yaradılış var… Vallahi ölüm var, billahi ölümden sonrası var. Şükür ki ölüm var. “

“Belki herşey bir şey içindir. Bunca yaşanmışlık tek yaşamak içindir.”

Olur mu olmaz mı derken olur gibi, gelir mi gelmez mi derken gelir gibi. Kalıcı değil geçici..

Biraz daha gecikse sanki hiç gelmeyecekmiş gibi.Tam zamanında,ucu ucuna,nefesnefese,haber yetiştirmek uğruna toprağa düşen ulaklar gibi…

” Şimdi sen çok yorgunsun. Her gün daha az şaşıracak daha az sarsılacak kadar. Bütün eski defterleri kapatacak ama yeni bir sayfa da açamayacak kadar. Bir ömür boyu can taşır gibi saklanmış sayfaları bulup çıkaramayacak, emanet  cümlelere sığacak kadar. Anlatmaktan değil susmaktan. Yaşamaktan değil yaşamamaktan. O kadar yorgunsun…”

“Bir yorgunluk kaç kişide tekrarlanır, katmerlenir, katlanır? Bir yorgunluk ruhtan ruha, bedenden bedene çarpa çarpa nasıl yankılanır? Öznesini değiştire değiştire nasıl çoğalır? Benden sen’ e geçse de hükmü bütün zamanlarda aynı kalır. Yorgunum, yorgunsun…

İçimde hep aynı cümle: “Siz gidin, ben çok yorgunum.Konuşacak çok şey, yürünecek çok yol var. Oysa ben çok yorgunum.”

Yol yürür. Sen yoldan da yolcudan da yorgunsun.

Bizim ömrümüz paslı bir usturanın ağzıyla ikiye bölünmüştü şunun şurasında.

Okumaya devam et

Şeytanın Avukatı

Etiketler

, ,

devils-advocate-expanded-frontsmall-e1301336246490

”Kendine bu kadar güvenme evlat. Ne kadar iyi olursan ol, asla dikkatleri üstüne çekme. Bu en büyük hatan olur. Her zaman küçük görünmek zorundasın. sessiz ol, küçük adam ol. Aptalı oyna, istenmeyeni… Saf görünen zeki ol. Mona Lisa’nın eteğindeki el benim. Ben bir sürprizim evlat, geldiğimi asla görmezler. Sende eksik olan bu.” (John Milton)

Şüphe yok ki  ;  Kibir,  en gözde günahımdır. ” (John Milton)

“Sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. Tanrı seyretmeyi sever. O bir oyunbazdır. Bir düşünsene, insana içgüdüler verir sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? Sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. Gelmiş geçmiş en büyük ahmak. Bak, ama dokunma. Dokun, ama tatma. Tat, ama yutma. Ve sen sekip dururken, o ne yapar? Hasta, kahrolası kıçıyla güler! Hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ” (John Milton)

Kevin: Peki ya aşk?
John: Çok abartılıyor. Biyokimyasal açıdan, çok miktarda çikolata yemekten farksız.

” Cennette hizmet etmektense cehennemde hükmetmeyi tercih ederim. ” (John Milton)

” Ölüm sonsuzluk sarayını açan altın anahtardır. ” (John Milton)

Özgür irade. Kelebek kanatları gibidir adeta; bir kere dokun, bir daha yerden havalanamazlar. Hayır, ben sadece sahneyi hazırlarım, siz kendi iplerinizi çekersiniz.

” The mind is its own place and in itself, can make a Heaven of Hell, a Hell of Heaven. ” (John Milton)

”  Ben her şeyin başladığı o günden beri insanlığı ilgilendiren her şeye burnumu sokuyorum, insanoğlunun hissettiği her heyecan ve her tat için ben ilham kaynağı oldum, isteklerini her zaman önemsedim ve onları asla yargılamadım ben. Neden ? Çünkü bütün eksik yönlerine rağmen insanoğlunu asla reddetmedim,Şimdi cevap ver Kevin, aklı başında olan kim 21.yüzyılın tamamen benim olduğunu reddedebilir ? Bunların hepsi benim , yükseliyorum Kevin , bu artık benim zamanım.” (John Milton)

The Dark Knight Rises (2012)

Etiketler

,

thedark

– Şeytandan bahsedersen karşında belirir. (Bane)

– Kaçamayacağın kimseden bir şey çalma, çocuk. (Kedi Kadın)

– Barış seni güçsüz düşürmüş.Zafer seni mağlup etmiş (Bane)

– Acı, kişiyi güçlendirir. (Miranda)

– Kimsin sen?
+ Kim olduğumuzun önemi yok. Önemli olan ne plânladığımız.
Maske takmadan önce, kim olduğum kimsenin umurunda değildi.(Bane)

+ Sizin dünyaya dönmenizi sağlayacaksa bir şempanzeyle bile aranızı yaparım.
– Dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok.
+ Sorun da bu ya. Pelerin ve maskenizi askıya astınız ama yaşamınıza devam etmediniz.Kendinize bir yaşam kurmaya çalışmadınız ya da birini bulmaya…

– Ben çok küçükken annem trafik kazasında öldü. Doğru dürüst hatırlamıyorum bile. Birkaç sene sonra da babam kumar borcu yüzünden vuruldu. Bunu çok iyi hatırlıyorum.Bunun nasıl bir his olduğunu pek az kişi anlar. İliklerine kadar öfkeli olmak.Üvey ailen ve herkes bunu anlar ama yalnızca bir süreliğine. Sonra öfkeli çocuktan yapamayacağını bildiği bir şey isterler. Yaşamına devam etmesini. Bir süre sonra anlayış göstermeyi bırakırlar. Öfkeli çocuğu yetimhaneye yollarlar. Bunu çok geç anladım.

– Öfkeni saklamayı öğrenmen gerekir, aynada gülme denemeleri yaparsın. Yüzüne maske takmak gibidir. (Robin)

Okumaya devam et

The Dark Knight (2008)

Etiketler

, ,

the_dark_knight_7

” Eğer bir şeyde iyiysen, asla bedavaya yapma. “ Joker

” Planı olan bir adam gibi mi duruyorum. Benim ne olduğumu biliyor musun? Ben arabaları kovalayan köpek gibiyim. Eğer yakalasam bile ne yapacağımı bilemem. Anlarsın ya… Ben sadece yaparım. ” Joker

“Bir de Kendine bak! Sen neye inanıyorsun , ha? –Benim inandığım şey , Seni öldürmeyen şeyin, seni tuhaflaştırır..” Joker

Rus mafya: Buraya gelip bizim paramızın yarısını alabileceğini mi düşündün?
Joker: Evet.

” Why so serious ? reyiz neden bu kadar ciddisin ” Joker

Joker: Bu yaralar nasıl oldu, anlatayım mı? Babam ayyaşın ve itin tekiydi.Bir gece her zamankinden daha fazla tırlattı.Annem kendini korumak için mutfak bıçağına davrandı.Babam bundan hiç hoşlanmadı.Ben seyrederken annemi bıçakladı. Bu sırada gülüyordu Bana dönüp dedi ki: “Neden bu kadar ciddisin?” Bıçakla peşime düştü.”Neden bu kadar ciddisin?” Bıçağı ağzıma soktu.”Yüzüne bir gülücük konduralım.” Ve…

Okumaya devam et

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.